Okul Fobisi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Okulların açılma dönemlerinde ortaya çıkan okul korkusu ve okul fobisi hakkında bilmeniz gerekenleri, Memorial Şişli Hastanesi Pediyatri /Psikiyatri bölümünden Doç. Dr. Mustafa Kayhan Bahalı açıklıyor.


Okula başlangıç dönemi, hem ebeveynler gem de çocuklar için oldukça stresli ve zorlu bir dönemdir. Çocuğumuzun hayatında yeni bir döneme kapı aralayan okula başlangıç döneminde çocukların olduğu kadar, ailelerin de gerekli hazırlıkları tamamlamış olması gerekir. Okulun ilk dönemlerinde ortaya çıkabilen, okul korkusu, okul kaygısı ya da okul fobisi durumu, doğru yönetilmediği durumlarda daha büyük problemlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu makalemizde, Memorial Şişli Hastanesi Pediyatri /Psikiyatri bölümünden Doç. Dr. Mustafa Kayhan Bahalı, okula başlangıç döneminde görülen okul fobisi konusunu ele alıyor ve ebeveynlerin bu konuda neler yapması gerektiğini açıklıyor.

Yeni Başlangıçlar Kolay Olmayabilir

Bundan birkaç yıl önce, doktorun kucağımıza bıraktığı minik yavrumuz artık büyüdü ve okul çağına geldi. El bebek, gül bebek büyüttüğümüz minik yavrumuz, artık yaşıtlarıyla bir arada yaşayacak ve sosyal beceriler kazanmaya başlayacak. Ancak, alışkanlıkları geride bırakmak ve yeni bir başlangıç yapmak her zaman kolay olmayabilir. Çocuğumuz, öznel bir nedenden ötürü okul konusunda kaygıya kapılabilir ve okula gitme konusunda isteksiz davranabilir. Öncelikle bilmeniz gerekir ki, okul kaygısı pek çok çocukta görülebilen bir durumdur ve doğru bir yaklaşımın benimsenmesi durumunda hiç yaşanmaması, yaşansa bile hızlıca çözülmesi mümkün olabilir. Doğru bir yaklaşımdan kastım ise, ebeveynler olarak gerekli hazırlıkları yapmak, öğretmenlerle iş birliği içerisinde olarak hareket etmektir. Bu makalede, sizlere okul fobisi konusunda nasıl hareket etmeniz gerektiğini ve ebeveyn-öğretmen-çocuk ekseninde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini açıklayacağım.

Yenilmesi Gereken İlk Korku Ebeveynin Korkusu

Kulağa tuhaf gelebilir, ancak çocukta görülen okul kaygısının temelinde yatan sorunlardan birisi, ebeveynlerin sahip olduğu korkudur. Yıllarca gözü gibi baktıkları çocuklarının, yabancı insanlarla bir arada kalacak olmasından kaynaklanan bu endişe, ebeveynin okula başlangıç döneminde gerekli bilince ulaşması ve gerekli hazırlıkları yapmasının önündeki en büyük engeldir. Yapılması gereken ilk şey, ebeveynin, çocuğunun okula gitmeye başlayacağını, yaşıtlarıyla ve öğretmenleriyle birlikte vakit geçireceğini kendi kendisine kabul ettirmesidir. Bunun sağlanmasının ardından, okula hazırlıkla ilgili gerekli adımların atılmasına başlanabilir.

Okul Fobisi Neden Ortaya Çıkar?

Dediğimiz gibi, okul fobisi birbirinden bağımsız pek çok nedenden ötürü ortaya çıkabilir. Bu nedenle, çocuklarda görülen okul fobisinin altında yatan sebep çok çeşitli olabilir. Örneğin, hayatının o dönemine kadar mümkün olduğunca evde tutulan ve boş vaktini tablet bilgisayar ve benzeri teknolojik cihazlarla değerlendiren bir çocuk, sosyal kimliğini, sahip olduğu oyun karakterleri üzerine kurabilir ve sosyal etkileşimde güçlük çekebilir. Öte yandan, yaz tatilini farklı bir şehirde geçiren çocuk, tatilin hemen ardından başlayan okul döneminde, hem değişen çevreye hem de okul ortamına alışmak durumunda kalacağından bir takım zorluklar yaşayabilir. Ancak, okul fobisinin temelinde yatan en önemli neden, okul öncesi gerekli hazırlığın yapılmaması ve çocuğun okula yeterince hazırlanmaması olarak ön plana çıkmaktadır.

Okul Öncesinde Çocuğunuzu Okula Nasıl Hazırlamalısınız?

Okul, çocuğumuz için tamamen farklı ve yabancı bir ortam. Bu nedenle evden ilk kez ayrılan ve tek başına uzun süre geçiren çocuğun kaygıya kapılması ve stresli hissetmesi gayet normal bir durum. Ancak, bu kaygının bir korkuya dönüşmesi ve kalıcı bir hâle gelmesi hiç de istemeyeceğimiz bir şey. Bu nedenle çocuğumuzu daha okullar başlamadan, okula hazırlamamız gerekir. Bu hazırlık, okul kıyafeti ya da beslenme çantası almanın ötesinde, mental olarak hazırlanmayı temsil etmektedir.

Peki çocuğumuzu okula nasıl hazırlamalıyız? Çocuğumuzu okula doğru bir şekilde hazırlamamız için öncelikle, okul öncesi dönemde çocuğumuzla bir arada geçirdiğimiz etkin vakitlerimizin süresini ve sayısını arttırmamız gerekir. Bu etkin saatleri, çocuğumuza okul hakkında bilgi vererek değerlendirebiliriz. Okula hangi günler gideceği, sabah kaçta kalması gerektiği, okula kimin bırakacağı, okulda onun kimi karşılayacağı, okulda ne kadar süre kalacağı, okulda ne yiyeceği, okuldan dönüşte akşam evde onu kimin karşılayacağı, toplamda ne kadar süre evden uzak olacağı ve bu sürede onunla kimlerin ilgileneceği gibi başlıklar, çocuğunuzla geçireceğiniz etkin vakitlerde gündeme getirebileceğiniz başlıklardan bazılarıdır. Çocuğunuz bu konular hakkında ne kadar fazla fikir sahibi olursa, kendisini hazırlaması ve okula uyum kapasitesi o kadar artacaktır.Daha kısa bir şekilde ifade etmek gerekirse, çocuğunuzun okulla ilgili aklında oluşması muhtemel tüm soruları ortaya çıkarıp (ki bu soruları belirleme konusunda en büyük yardımcınız yine çocuğunuzla yaptığınız diyaloglar olacaktır) bu sorulara, açık ve anlaşılır cevaplar vermeniz gerekir. Böylece, çocuğunuzun mental olarak okula hazırlanmasını sağlamanız mümkün hâle gelir.

Okul Öncesinde Ebeveyn Olarak Kendinizi Okula Nasıl Hazırlamalısınız?

Başta da belirttiğimiz gibi, çocuğun okula hazırlanma süreci, öncelikle ebeveynin kendisini “çocuğunun artık okula gideceği” düşüncesine hazırlamasıyla başlamaktadır. Pek çok ebeveyn, bu zamana kadar gözü gibi baktığı çocuğunun okula başlayacağı düşüncesini öteleyebildikleri kadar ötelerler. Bunun sonunda, okulun ilk günü okul kapısında karşılaşılan “Acaba çocuğum iyi mi, güvende mi” duygusuna kapılır ve endişe duymaya başlar. Okula hazırlık ve okula başlangıç dönemlerinde ebeveyn olarak bizler, ne kadar hazırlıklı olursak, sakinliğimizi ve serinkanlılığımızı ne kadar muhafaza edebilirsek, çocuğumuz da kendisini o kadar güvende hissedecektir. Kaygılı olmamız durumunda ise çocuğumuzun okul korkusu duygusuyla karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. Özetle, ebeveynler olarak bizlerin, okula başlama döneminde, sakin, sabırlı ve serinkanlı olmamız ve çocuğumuzu okula hazırlama sürecine vakitlice başlamamız gerekir.

Okulun İlk Günü Neler Yapmak Gerekir?

Çocuğumuzun hayatında bir dönüm noktası olan o güne, okulun ilk gününe geldik. Yaptığımız tüm hazırlıkların meyvesini almayı ve çocuğumuzun sorunsuz bir şekilde okula uyum sağlamasını bekliyoruz. Peki okulun ilk günü neler yapmamız gerekir?

Öncelikle, tüm okul döneminde olduğu gibi, okulun ilk gününde de günün kahramanı olan öğretmenlerimize uyum sağlamamız gerekir. Okulun ilk günü, yaşanması muhtemel korkulara karşı gerekli hazırlığı yapmış olan öğretmenlerimiz, hem çocukları hem de ebeveynleri doğru bir şekilde yönlendirecektir. Öğretmenlerimiz gerekli durumlarda sizlerin de konuya müdahil olmanızı isteyebilir. Ancak, onlardan böyle bir talep gelmemesi durumunda, okul bahçesine adım atar atmaz başlayan eğitim hayatında çocuğumuzu tüm zorluklara karşı tek başına ayakta kalmaya zorlamamız gerekir.

Makalenin en başında belirttiğimiz gibi, okula başlamak çocuğumuzun hayatında yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu geçiş döneminde, biz ebeveynler hazırlığımızı tamamlamış olsak da çocuklarımız bazı sıkıntılar yaşayabilir. Anne ve babadan ilk kez ayrı kalacağı bu dönemde, çocuklarımızın ayrılma kaygısı yaşaması ve çeşitli davranışlarla bu kaygısını ortaya koyması normaldir. Bu davranışlar; kendisini yere atma, ağlama krizleri, öfke nöbetleri, anne babanın bacağına sarılma ve onlardan ayrılmak istememe şeklinde görülebilir. Böyle bir durumla karşılaşan ebeveynin bu süreci oldukça profesyonel bir şekilde yönetmesi gerekir. Bizler, çocuğumuzun bu davranışları karşısında her ne kadar endişelensek, üzülsek ve/veya sıkıntıya girsek de, bu hislerimizi çocuğumuza yansıtmamamız ve öğretmenimizin yönlendirmesine itaat etmemiz gerekir. Unutulmamalıdır ki, duyguların kontrolü önce bizde başlar. Biz ebeveynler, duygularımızı kontrol edersek, çocuklarımızı da okul fobisi durumuna yol açan duyguları kontrol altına almalarını sağlayabiliriz.

Okulun ilk günü yapmamız gerekenleri kısaca özetlersek;

  • Okul öncesi tüm hazırlıklarımızı yapmış olarak güne başlıyoruz.
  • Okul bahçesine giriş yapmanın ardından, öğretmenin yönlendirmelerine itaat ediyoruz.
  • Çocuğumuzun okul fobisi belirtisi olarak ortaya çıkan davranışları karşısında soğukkanlılığımızı koruyoruz.
  • Öğretmenin gerekli gördüğü durumlarda, öğretmen tarafından yapmamız istenenleri yapıyoruz.

Hazırlıkları Eksiksiz Yapsanız da Okul Fobisi Durumu Ortaya Çıkabilir

Tüm çocuklar özeldir ve her birinin çocuk gelişimi birbirinden bağımsızdır. Bazı durumlarda, okul fobisi durumunun önüne geçmek için yapılması gerekenler eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olsa da çocuklarımız bir takım problemlerle karşılaşmaya devam edebilir. Bu problemler neticesinde okul fobisi durumu da ortaya çıkabilir.

Böyle bir durumla karşılaştığımızda yapmamız gereken ilk şey, çocuğu okul fobisi duygusuna kapılmasına neden olan durumları analiz etmektir. Okulla ilgili herhangi bir sıkıntısı ya da okulla ilgili bir durumu mu var, yoksa kendisini etkileyen başka bir şey mi var? Bunların hepsini öğrenebileceğimiz kaynaklar, çocuğumuzun kendisi ve öğretmenleridir. Çocuğumuzla okul fobisi durumuna neden olan meseleler hakkında konuşurken duygularımızı kontrol etmemiz; kaygımızı, stresimizi, üzüntümüzü ve öfkemizi çocuğumuza yansıtmamamız gerekir. Unutmamalıyız ki, bizler sorunu ne kadar az büyütürsek, çocuğumuz da bu sorunu o kadar az önemseyecektir.

Okul Fobisi Fiziksel Belirtiler Ortaya Çıkarabilir

Çocuğumuzda gözlemlediğimiz okula bağlı kaygı bozukluğu, fiziksel belirtilerle de kendini ortaya çıkarabilir. okul fobisi olan çocuklarda, okuldan eve geldiğinde gerileyen ancak okula gitme ve ayrılık anlarında ortaya çıkan; karın ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir. Bunların okulda ilişkili belirtiler olduğunu fark ettiğimiz zaman kesinlikle okul kaygısı ile ilişkili olduğunu düşünebiliriz. Bunun analizi için öncelikle tıbbi değerlendirme, çocuk doktoru muayenesi uygun olacaktır. Çocuk doktoru herhangi bir tıbbi problem saptayamazsa, uygun bir çocuk psikiyatri danışmanlığı ya da çocuk psikologu danışmanlığı da çocuğunuzun değerlendirilmesi ve problemin çözümü açısından size ve çocuğunuza yardımcı olacaktır.

Okul Fobisi Ne Zaman Geçer?

Okul korkusunun ne zaman geçeceğiyle ilgili kesin bir şey söylemek doğru olmasa da, bu fobiye bağlı belirtilerin ilk birkaç hafta içinde azalma eğilimi göstermesi gerekir. Okul fobisi ve okula bağlı kaygılarda ilk birkaç hafta içinde herhangi bir azalma olmayıp çocuğun okul hayatını etkilemeye başlıyorsa, bu problemin çözümü için uzman desteği alınması değerlendirilebilir.

İlkokula Başlangıçta Ortaya Çıkan Okul Fobisi

İlkokula başlangıç döneminde ortaya çıkan okul korkusu, tıpkı kreş ve anaokulu başlangıçlarına benzer bir seyir izler. Buradaki ayrıştırıcı unsur, ilkokul başlangıç döneminin, çocuk ergen psikiyatrisinde sorunların ortaya çıkma dönemiyle kesişiyor olmasıdır. Tüm okul fobisi vakalarında olduğu gibi, ilkokul başlangıcında ortaya çıkan okul fobisi da yeni bir ortama alışmayla ilgili endişelerden beslenir. Dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik, sınıf problemleri, okula uyum sorunları ve öğrenme güçlükleri gibi durumlar ortaya çıkabilir.

İlkokula başlangıç döneminde ortaya çıkan okul fobisi, okul öncesi dönemdeki hazırlıkların benzerleri uygulanarak çözülebilir. Çocuğun başlayacağı okulun özelliklerini önceden tanıması, sınıfını ve tuvaletlerin yerini bilmesi, dersine girecek öğretmenlerle önceden tanışması, okul fobisini yenme konusunda çocuğunuza yardımcı olacaktır. Aynı şekilde okulun ilk gününde, öğretmenle iş birliği yaparak, öğretmenin yönlendirmelerine uymamız, ve çocuğumuza karşı net ve kararlı bir duruş sergilememiz, çocuğumuzun yaşadığı okul fobisi problemini hızlıca atlatmasına yardımcı olacaktır.

Öğretmen, Okul, Çocuk ve Ebeveyn; Okul Fobisi Karşısında Birlikte Hareket Etmeli

Bunu bir masanın dört bacağı gibi düşünelim; çocuk, ebeveyn, öğretmen ve okul. Okul fobisi konusunda yaşanan problemlerle başa çıkmak için bu dört ayağın uyumlu bir şekilde çalışması oldukça önemlidir. Yaşanan her türlü problemde; öğretmen ve okulla sağlıklı bir iletişim kurmak ve sorun çözücü bir yaklaşım sergilemek, yaşanan problemlerin hızlıca çözülmesine yardımcı olur.

Sizlerden Gelen Sorular

Çocuğum Okul Kapısını Gördüğü Anda Ağlamaya Başlıyor. Böylesi Bir Okul Fobisi Vakasında Hangi Metodu Uygulamam Doğru Olur?

Makalemin en başında belirttiğim gibi, okul fobisi problemini yenmenin ilk yolu, okula uyumluluk sürecinin sağlıklı bir şekilde yönetilmesidir. Daha okul dönemi başlamadan önce, çocuğumuzu okulla, öğretmenle ve mümkünse okul arkadaşlarıyla tanıştırmamız oldukça önemli. Bunun yanı sıra, bizzat ebeveynlerin öğretmenle iletişim hâlinde olması ve onun yönlendirmeleri doğrultusunda hareket etmeleri gerekiyor. Zira, okul fobisi probleminin altında yatan kaygıların başında aileden ayrılma kaygısı geliyor. Ailesinden ayrılınca ona kimin bakacağı ya da kimin onunla ilgileneceğini bilmeyen çocuk okul karşısında bir okul fobisi edinebiliyor. Tam da bu noktada, çocuğunuzu öğretmeniyle tanıştırmak ve onun da en az sizler kadar çocuğunuzla ilgileneceğini çocuğunuza hissettirmek, okul fobisi problemini yenme açısından oldukça önemli.

Bunun dışında, çocuğunuzun kafasında belirsizliklere neden olan soruları bulmanız ve bu soruları, öğretmenle birlikte değerlendirmeniz gerekebilir. Çocuğunuzla etkin vakit geçirdiğiniz zamanlarda, onu kaygılandıran meseleleri konuşabilir, ve ondan yaşadığı hissi anlatmasını isteyebilirsiniz. Bu anlatım sözlü olabileceği gibi, resim çizme, el işaretleriyle anlatma gibi, çocuğun kendini güvende ve mutlu hissedeceği bir şekilde de gerçekleşebilir. Bu sayede, çocuğunuzun yaşadığı esas problemi ve/veya aklındaki belirsizlikleri birinci ağızdan öğrenebilir ve bunlara karşı harekete geçebilirsiniz.

Tüm bu çabalarınıza rağmen, çocuğunuz okul kapısını gördüğü anda ağlamaya başlıyor ve aynı problemleri aşamaya devam ediyorsa, öğretmenle sıkı bir iş birliği kurarak, okuldaki davranışları ve okul fobisi problemine neden olan durumların tespiti konusunda harekete geçmemiz gerekir. Bununla birlikte, yine her zaman olduğu gibi sakinliği elden bırakmamamız, olumlu ve kararlı bir şekilde çocuğumuza destek olmayı sürdürmemiz, problemin ortadan kalkması konusunda bizlere yardımcı olacaktır.

Çocuğum Okulda Yemek Yemek İstemiyor ve Eve Geldiğinde Kendini Gayet Aç ve Yorgun Hissediyor. Ne Yapmamız Gerekiyor?

Okul fobisi başlığı altında değerlendirilebilecek can sıkıcı başlıklardan biriside çocukların yeme içmeleriyle ilgili ortaya çıkan sorunlardır. Bu konuda danışmanlık alan ailelerin sayısı azımsanamayacak derecede fazla. Okul fobisi kaynaklı yeme içme problemlerinde yine öznel durumları göz önünde bulundurmak ve her bir vakayı birbirinden ayrı bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Çünkü okul fobisi durumunun altında yatan sebepler çocuktan çocuğa değişiklik gösterebiliyor.

Okul fobisi kaynaklı yeme içme problemlerinde yapılması gereken ilk şey, bu konuyu öğretmenle konuşmak ve onun gerekli adımları atmasını talep etmektir. Ancak, öğretmenin müdahalesine rağmen yeme – içme problemleri devam ediyor ve yemek yedirme süreçleri, bir kriz ya da çatışma durumuna dönüşüyorsa, çocuğunda dahil olduğu bir ortak çözüm yolunun bulunması ve gerekirse bir uzman desteği alınması gerekiyor. Okul fobisi kaynaklı yeme içme problemlerinde, okuldaki yiyeceklerin kokusundan rahatsız olma, yemekleri beğenmeme gibi durumlar gerekçe gösterilebiliyor. Eğer böyle bir problemle karşılaştıysanız, çocuğunuzu yemek yeme konusunda zorlamamanızı öneririm. Gerekirse çocuğunuzu okul öncesinde besleyebilir veya okula yemek götürmesine izin verebilirsiniz. Okula yemek götürme öncesinde öğretmeni bilgilendirmeniz ve yiyecekleri küçük porsiyonlar hâlinde, diğer çocukların fark etmeyeceği bir şekilde öğretmen tarafından verilmesini sağlamanız gerekecektir. Böyle bir çözüm, ancak diğer yöntemler işe yaramadığında devreye sokulabilir. Okul fobisi durumunun önüne geçmenin en sağlıklı yolu okul kurallarına uyum sağlayan bir yöntem benimsemektir.

Okul fobisi kaynaklı yeme içme problemlerinde yapılmaması gereken şey ise, çocuğu yeme – içme konusunda zorlamaktır. Eğer gerekirse, çocuğunuz aç bile kalabilir ancak onu zorlamamanız gerekir. Zira, çocuğunuzu her zorladığınızda ondaki okul fobisini tetiklemekte ve okul reddi gibi durumların oluşmasına ön ayak olduğunuzu unutmamanız gerekmektedir. Bu konuyla ilgili olarak, gece uyku problemi ya da okul kapısından içeri girişte direnmeler sıklıkla karşılaştığımız çocuk hareketleri arasındadır. Çocuğumuzun davranışlarından kaynaklanan tüm kavgalardan kaçınmamız, serinkanlı ve sabırlı bir şekilde yaşanan sorunu çözme yollarını aramamız gerektiğini hiçbir zaman unutmamalıyız.

Üç Buçuk Yaşındaki Oğlum Okula Her Gün Ağlayarak Gidiyor. Bu Durum Ne Kadar Sürecek, ve Bizim Ne Yapmamız Gerekiyor?

Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerekir; her çocuk özeldir ve her çocuğun yaşadığı problem de kendisine özeldir. Yaşanan bir problemle ilgili çözüm arayışına girdiğimizde çocuğumuzun karakter özelliklerini daima göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bazı çocuklar, okul fobisi karşısında ortaya çıkan ağlama krizlerini çok çabuk atlatırken, bazıları bu durumu daha uzun bir sürede atlatabiliyor. Durum her ne olursa olsun, bu süreci paniklemeden yönetmeniz ve ağlama davranışı karşısında serinkanlılığınızı korumanız gerekiyor. Bilmeniz gerekir ki, olumsuz bazı davranışlara karşı duyarlılığı, onları görmezden gelerek azaltmanız mümkün. Çocuğunuz ağlamaya başladığı zaman onun bu davranışını görmezden gelebilir ve hiç oralı olmuyormuş gibi davranabilirseniz, çocuğunuz bu olumsuz davranışı sürdürerek sizin ilginizi çekemeyeceğini anlayacak ve bu davranışını zamanla azaltacaktır. Ancak, ebeveynlerin bu görmezden gelme davranışında ısrarcı olması ve hiçbir zaaf göstermemesi gerekir.

Okulda Öğle Uykusuna Yatan Çocuğum Akşam Çok Geç Vakitte Uyumak İstiyor. Ne Yapmam Gerekir?

Her çocuğun eşsiz olma durumu, konu uyku düzeni olduğunda da geçerlidir. Kimi çocuklar, öğlen uykusunu sever ve akşam uykusunu da düzenli bir şekilde uyur. Kimi çocuklarsa, öğlen uykusu uyudukları günlerde gece uyku problemi yaşayabilirler. Bu konuda verebileceğimiz öneri şu olacaktır; eğer öğle uykusu uyuyan çocuğunuz gece uykusu konusunda problem yaşıyor; ve hatta yaşanan bu problem bir çatışma/zıtlaşma hâline dönüşüyorsa, öğretmeniyle iletişime geçip öğlen uykusunu uyutmama yolunu tercih edebilirsiniz. Bunun yerine, çocuğunuzun öğle uykusu vaktini, farklı bir şekilde değerlendirmesini isteyebilirsiniz. Ancak tabii ki, günümüz koşullarında bazı anaokullarının böylesi bir alternatif etkinlik için oda ve kaynak ayırmaları mümkün olamayabilir. Hâl böyle olsa dahi, öğretmenle bu konu hakkında fikir alışverişi yapmanız ve çocuğunuzun gece uykusuna zarar veren öğlen uykusuna alternatif bir çözüm yolu bulmanızı öneririm. Ancak burada da öğretmen – çocuk ve aile arasında herhangi bir çatışma ortamının oluşturulmaması oldukça önemli.

Makalemizi Faydalı Buldunuz Mu?

Aşağıdaki yıldızlara tıklayarak oyunuzu verin.

Makalemiz okuyucumuzun oyuyla 5 üzerinden puan almıştır.

Beğenmenize Çok Sevindik!

Bizi sosyal medyada takip etmek ister misiniz?

Beklentilerinizi Karşılayamadığımız için Üzgünüz 🙁

Makalemizi geliştirmemize yardımcı olun!


Makalemizi arkadaşlarınızla paylaşmak isterseniz, aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.

Aşağıdaki formu doldurarak, makalemizle ilgili sorularınızı yazarımıza iletebilirsiniz. Toplam yorum sayısı: 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Open

Arkadaşınla paylaş!